Motosiklet İle Türkiye Gezisi-4

Motosiklet İle Türkiye Gezisi-4

-Ege Bölümü-

Marmariste güzelce dinlendikten sonra, 80 km. sonra tamamen tesadüfen Belen Kahvesi tabelası gördüm ve hemen sinyalimi verdim. Biraz köy yollarında giderek meşhur Belen Kahvesine Geldim.

Buradan da Milas’a uğrayarak Bodrum’a geçerek sahile yakın bir yerde çadırımı kuruyorum. Yaya olarak Bodrum’u geziyorum.

Balıkçılar sokağına giderek balık aldım ve hemen yan dükkanda pişirtip afiyetle yedim. Bu turumda aradığım şeylerden biri de Akdeniz de götürdüğüm balıklarıdır. Böyle bir lezzet yok yani. Balığa doydum su sene 🙂

Geceyi Bodrum’da geçirdikten sonra sabah erkenden kalkıp Efes Antik Şehrini gezmeye gittim.

Burada kapalı bir alanda var. Burası Roma Döneminde Terrace House dedikleri yamaçda yapılmış, halkın yaşamını idame ettiği köy gibi bir yer. Buraya giriş ayrıca ücretli, müze kart da geçmiyor. 15 TL verip içeri girdim ama iyi ki de girmişim, her şey orjinali gibi duruyor. Resmen Roma şehrinde geziyor gibi hissettim.

Efes Antik Kenti gezdiğim en büyük anik kentlerden biriydi. Gerçekten insan mimarisine hayranlık duyuyor. Alan çok büyük olduğundan burayı gezmen 4-5 saat sürdü. Burayı da karış karış gezdikten sonra çıktım yola. Yolda tesadüfen Yedi Uyuyanlar tabelasını görünce hiç düşünmeden kırdım gidonu.

Belen Kahvesi
Ormancı, Bay Mustafa, Teneke Çelebi
Bodrm
Efes Tiyatrosu
Efes Antik Kenti
Celcus Kütüphanesi
Efes Yolu
Teras Evleri / Efes
Hadrian Tapınağı

Daha sonra Egenin şirin köyü Şirnceye gittim. Şirince gerçekten harika bir yer, yolları, evleri, insanları çok harika. Hemen motoru park edip yaya olarak bu güzel köyü gezmeye başlıyorum. Köy acaip kalabalık her yer yerli turist dol1u.

Burayı da gezdikten sonra yavaş yavaş yola çıkıyorum. 90 km. sürüp İzmir /Alsancak’ta çay ve ihtiyaç molası veriyorum.

 Biraz dinlendikten sonra, hep bir gün geri dönmeyi düşündüğüm, buradan taşınırsam mutlaka gideceğim, askerliğimin en güzel günlerini geçirdiği Eski Foça’ya gidiyorum. 100 km. daha sürüp nihayet Eski Foça’ya geliyorum.

 Burada karnımı doyurup, dinlendikten sonra çadır kurmak için sahile gidiyorum. Çadırımı da kurduktan sonra güzeeelce dinlenmeye çekiliyorum.

Sabah dalgaların sesiyle uyarak, güne başlıyorum. Sabah motoru bırakıp yaya olarak çarşıyı geziyorum. Sahil, balık hali, tepe, eski sokakları dolaşıyorum. Gezerken anılarım canlanıyor, şurada yemek yiyorduk burada okey atıyorduk diyerek şehri güzelce dolaştım.

Selçuk Ayasuluk Kalesi
Şirince
Şirince Köyü
İzmir/Alsancak
Eski Foça
Eski Foça Evleri
Bademli Köyü
Sarımsaklı Plajı
Şeytan Sofrası

Buraları da güzelce dolaştıktan sonra , yolculuğumun 19. gününe giriyorum.  80 km. sürüp, Dikili yakınlarında Çandarlı da mola verdim. Buradan da 50 km. sürüp Bademli Köyüne geldim.

Burada meşhur Koruk Suyu içip, güzelce dinlendikten sonra yoluma devam ediyorum. Geçerken Sarımsaklı Plajına uğruyorum.

Sonra meşhur Ayvalık Tostu için Tostçular Çarşısına sürüyorum.

Sonrasında 170 km. sürüp Çanakkale Dardonos Plajında çadırımı kuruyorum.

Sabah kalktıktan sonra kıs bir şehir tundan sonra feribotla karşıya geçip tüm tarihi yarım adayı geziyorum. Bütün tarihi alanlar girip çıktım, gerçekten gidip görülmeye değer bir yer. Burada çok fazla çekim yapmadım. Manevi olarak insan duygudan duyguya giriyor. Yaşadığımız coğrafya ne kadar zorluklarla kazanıldığını bir kez daha anlıyoruz. Bu benim Çanakkale’ye üçüncü gelişim, her geldiğimde bastığım toprakların çok kutsal olduğunu hissediyorum. Buraları da güzelce gezdikten sonra, artık eve dönüşe geçiyorum. Hiç feribotla karşıya geçmeden Tekirdağ üzerinden Sakarya’ya 470 km. sürerek yolculuğumu tamamlıyorum.

Ayvalık Tostçular Çarşısı
Dardanos
Nusrat Mayın Gemisi
Seyid Onbaşı
57. Alay Şehitliği
Son Söz

Bu yazıyı fırsat buldukça yazdım. Unuttuğum yerler de olabilir. Okuduğunuz için çook teşekkürler. Tekerinize taş değmesin. Kendinize zaman yaratın, gezin, genç kalın, diri kalın. Saygılar efendim..

Yolculuk Hakkında bilgiler:

Toplam yaptığım Yol : 7,200 Km.

Yaktığım Yakıt : 1.250 TL

Harcadığım Gider : 1,500 TL

2 Ülke – 24 Şehir – 74 Nokta

Yazar : tenekecelebi

Teneke Çelebi Merhaba, ben İbrahim. Uzun yıllardır bir iş insanı, içerik üreticisi ve her şeyden önce iki teker üzerinde dünyayı keşfetmeye adamış bir yol tutkunuyum.Benim için motosiklet, sadece bir ulaşım aracı değil; sınırları aşmanın, farklı kültürlerin kalbine dokunmanın ve tarihin tozlu sayfalarında bizzat iz sürmenin en saf yoludur. Dijital dünyada beni "Teneke Çelebi" olarak tanıyorsunuz. Bu isim; Evliya Çelebi'nin ruhunu, demir atlarımızın (motosikletlerimizin) o samimi ve dayanıklı yapısıyla harmanlama arzumdan doğdu.Sınırları Aşan Bir Serüven: Pamir’den Moğolistan Steplerine Motosiklet seyahatlerimde her zaman "zorlu ama büyüleyici" rotaların peşinden gittim. Bugüne kadar iki teker üzerinde;Rusya’nın uçsuz bucaksız coğrafyalarını ve vize sınırlarını,Pamir Yolu’nun (M41) 4000 metre rakımdaki oksijensiz, heyecan dolu dağ geçitlerini,Moğolistan Stepleri'nin yolsuz, izsiz ve uçsuz bucaksız bozkırlarını aşarak tarihin kalbine, Orhun Yazıtları’na kadar uzanan devasa maceralara imza attım.Tüm bu yolculukları sadece kendime saklamayıp, YouTube belgeselleri ve blog yazılarımla binlerce yol dostuyla paylaştım.Bir Hayalin Gerçeğe Dönüşmesi: Motosikletle Umre Yolu Benim için yolculukların en anlamlısı ve maneviyatı en yüksek olanı ise, Türkiye’den yola çıkarak karayolu üzerinden kutsal topraklara ulaştığım "Motosikletle Umre" projesi oldu.Ankara’da triptik (CPD) belgeleriyle başlayan bürokrasi mücadelemiz; İran’ın dondurucu soğuklarından ve dünyanın en ucuz benzinli yollarından geçerek Irak’a uzandı. Bağdat’ın tarihi sokaklarında çocukluk hayallerimi yaşarken, Necef ve Kufe’nin kadim tarih katmanlarında kayboldum. Kuveyt çöllerinin kavurucu sıcağını altımızdaki V-Strom'larla aşarak nihayet Suudi Arabistan'a, Mikat Camii'ne vardık.Mekke’ye doğru, üzerimizde ihramlarımızla, dilimizde telbiye dualarıyla kaskımız dışında hiçbir ekipman olmadan sürdüğümüz o 100 kilometrelik yol, hayatım boyunca unutamayacağım bir zirve noktasıydı. Bu blogda; Motosikletle Umre, Karayolu ile Umre ve Araçla Umre yapmak isteyen tüm seyahat severler için vizelerden sınır kapılarına, rotalardan maliyetlere kadar her detayı sansürsüz ve adım adım rehberleştiriyorum.Bu Sitede Sizi Ne Bekliyor? tenekecelebi.com, sadece bir gezi bloğu değil; sınır ötesi seyahatlerin teknik altyapısını, kamp rotalarını, motorcu dostu ipuçlarını ve yaşanmış gerçek hikayeleri bulabileceğiniz yaşayan bir dijital kütüphanedir.Eğer siz de sınırların ötesini merak ediyor, karayolu ile dünyayı keşfetmenin hayalini kuruyor ya da demir atınızla kutsal topraklara giden o manevi yolu merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz.Kaskınızı takın, motoru çalıştırın; hikaye daha yeni başlıyor!Yollarda görüşmek üzere, İbrahim / Teneke Çelebi

Yorum Yap