Moğolistan Hakkında Notlarım

Moğolistan Hakkında Notlarım

Türkiye’den Moğolistan’a Araçla Gitmek ve Vize Süreci

Türkiye’den Moğolistan’a araçla gitmek isteyenlerin en çok merak ettiği konulardan biri olan Moğolistan vize istiyor mu sorusuna hemen yanıt vereyim; Moğolistan bize vize uygulamıyor. Pasaport ile kolayca giriş yapabiliyorsunuz.

⚠️ KRİTİK SINIR SAATİ UYARISI: Ülkeye Tashanta tarafından girecekseniz 17:30’dan önce sınır kapsında olun, zira kapanıyor. Rus tarafı açık oluyor ama onlarda Moğollar yüzünden kimseyi almıyorlar.

Sınır Kapısında Araç Sigortası Zorunlu Mu?

Ülkeye girerken sigortacılar etrafımı sardı. Yapmayalım falan dedim ama geçen sene Kazakistan motosiklet turu yaparken yaşadıklarım aklıma gelince 16 dolara sigorta yaptırdım. Hatırlarsanız, o uçsuz bucaksız Kazak bozkırlarında rüzgarla boğuşurken, her çalının arkasından pusuya yatmış gibi fırlayan o meşhur trafik polisleri (Zhol Politsiyası) bana adeta saç baş yoldurmuştu. Yok yere evrak sorup sabrımı sınadıkları o anlardan sağlam bir ders çıkarmıştım.

Ama yolculuk boyunca polis görmedim desem yalan olmaz. Ne durdurdular ne de sigorta soran oldu. Boşuna mı korktuk Kazak polisinden yediğimiz o ayazdan sonra diyorum bazen. Bu detayları sağlam ve hazırlıklı bir Moğolistan gezi rehberi arayanlar için özellikle buraya not düşüyorum.

Pamir’den Sonra Moğolistan: Zıtlıklar ve Tozlu Yollar

Moğolistan zıtlıklar ülkesi diyebilirim. Bizi sıcak ve kaliteli asfaltları ile karşılayıp, 1500 küsür km. toz toprak yollarda gitmemizi sağladı. Ben birde tamamen ülkeyi gezmedim. Diğer yolları bilmiyorum ama muhtemelen asfalt değildir.

Daha önce blogda Pamir Rotası 1. Bölüm ve Pamir Rotası 2. Bölüm maceralarımı okuyanlar bilir; 4650 metrelik Ak-Baital geçidinde oksijensizlikten motorun da benim de nasıl bayıldığımızı, o ‘çamaşır tahtası’ gibi yollarda böbrek taşlarımı nasıl döktüğümü anlatmıştım. Pamir’deki o sarsıntılardan sonra ‘Artık hiçbir yol beni yoramaz’ havasındaydım.

Ama bu zorlu Moğolistan motosiklet rotası üzerinde ilerlerken işin rengi değişti. Moğolistan motosiklet turu 4. bölüm notlarımda da bahsettiğim gibi; buralarda GPS falan hak getire, gözünüze kestirdiğiniz bir teker izini takip edip dereleri bata çıka geçmek zorundasınız. “Ben endurocuyum aga bana bir şey olmaz” demeyin, bir yerden sonra bütün delikler tozla dolunca ve güneş ya da soğuk yakınca “ben enduroculuğun köyündenim” diyebilirsiniz.

Harika Doğa ve Şaşırtıcı Kültür Şoku

Moğolistan aklıma gelince iki şey geliyor. Birincisi harika doğası, ikincisi pislik. Doğa konusunu zaten biliyorsunuzdur. Uçsuz bucaksız ovalar, nehirler, tepeler bunlar harika yerler ama halkı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Her halkın iyisi kötüsü vardır, burada ırkçılık ya da insan ayırmıyorum sadece gördüklerimi yazıyorum.

Yol Kenarı Alışkanlıkları ve Hijyen Şoku

En hoşlanmadığım şeyler bu bölgedeki wc ler. İnanılmaz kötü tuvaletler var. Tuvalet olmayan yerlerde de boş alanlar tuvalet. İnsanlar hiç utanmadan yol kenarlarında küçük-büyük yapıyorlar. “olur öyle” diyebilirsiniz ama otobüs yol kenarında duruyor insanlar çiçek gibi her yerde yapıyorlar.

Kimse bir çalı arkasına geçeyim, kuytu köşeye geçeyim derdi yok. Viraja girip yol kenarında karşınıza çıkan bir manzara görmeniz an meselesi. Kadınlar bile çok rahatlar, hemen sıyırıp çövdürüyorlar. Bazen diyorum ki; biz motosiklet üzerinde kamp yaparken doğayla baş başa kalmak için ıssızlıkta yer ararız, adamlar resmen yolların ortasını doğayla bütünleşmek için kullanıyor!

Motosikletli Gezginin Garip Anısı

Her yerde et görebilirisiniz. Lüks bir mekan önünde lüks bir araç durdu, adam 6-7 yaşındaki kızını kucağında çamaşırını sıyırarak neredeyse ayağımın dibine çişini yaptırdı. Ben şok oldum. Hiç kimse umursamadı bile.

Dağda birine yol sormak için motordan indim. Bir adama doğru yaklaştım, aramızda 5mt. Kala arkasını döndü çişini yaptı, sonra bana tokalaşmak için eliniz uzattı. Tabii elini sıkmadan ve bir şey sormadan geri döndüm. Moğol bozkırlarında yön bulmak uğruna bu kadar “samimi” bir temas kurmaya henüz hazır değildim!

Başkent Ulan Batur ve Kaotik Moğolistan Yol Durumları

Bunlar bana denk gelmiş olabilir ama bana çok garip geldi. Başkent Ulan Batur inanılmaz bir kirli havası var. Araç trafiği dersen İstanbul trafiğini mumla aradım.

Moğolistan nüfusü 5 milyon ise 15 milyon araç rahat vardır. Bu yoğun Moğolistan yol durumları içinde ben bu kadar kötü bir trafik görmedim. Burada her yerde hayvanlar var. Bir insan 50 hayvan düşüyormuş. (inek, koyun, deve gibi) Yollardaki bu canlı trafiği yüzünden, motorla giderken bazen kendinizi adeta bir çoban köpeği gibi hissedip sürüyü yarmak zorunda kalıyorsunuz.

🛠️ Moğolistan Yollarına Çıkacaklar İçin Ekipman Tavsiyeleri

Ekipman TürüNeden Yanınızda Olmalı?
Yedek Hava Filtresi1500 km boyunca süren o yoğun ince toz, filtreyi çok çabuk tıkar.
Kaliteli Islak Mendil / DezenfektanBahsettiğim hijyen ve tuvalet şartları nedeniyle yanınızdan ayıramazsınız.
Yedek Yakıt BidonuBenzinciler arası mesafeler uzak ve yollar tamamen asfaltsız olabilir.

Sonuç ve Değerlendirme: Moğolistan Macerasına Değer Mi?

Moğolistan motosiklet turu 5. bölüm notlarımda daha da detaylandırdığım üzere; Moğolistan, sıradan bir tatil arayanlardan ziyade, gerçek bir macera ve sınırlarını zorlamak isteyen gezginler için yaratılmış bir coğrafya. Türkiye’den Moğolistan’a araçla gitmek planları yaparken, bu yazıda bahsettiğim tüm zorlukları, tozlu yolları ve farklı kültürel alışkanlıkları mutlaka göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen, o uçsuz bucaksız bozkırlarda motosiklet sürmenin, yıldızların altında kamp yapmanın ve doğanın en vahşi, en dokunulmamış haline tanıklık etmenin vereceği özgürlük hissi inanın paha biçilemez.

Vize kolaylığı sayesinde sınır geçişlerinde bürokratik engellerle uğraşmamak büyük bir avantaj. Rusya sınırındaki saat uygulamalarına dikkat ettiğiniz sürece kapılarda da büyük krizler yaşamazsınız. Özetle; konfor alanınızdan çıkmaya hazırsanız, asfaltsız yolları ve doğanın zorlu şartlarını kucaklayabilecekseniz, Moğolistan sizi eşsiz manzaralarıyla fazlasıyla ödüllendirecektir. Yola çıkacak tüm gezginlere şimdiden kazasız belasız, tekerlerinin düz basacağı harika bir macera diliyorum!z, tekerlerinin düz basacağı harika bir macera diliyorum!

 

“Para harcayarak sizi zengin yapacak tek şey seyahat etmektir.”

Anonim

Yazar : tenekecelebi

Teneke Çelebi Merhaba, ben İbrahim. Uzun yıllardır bir iş insanı, içerik üreticisi ve her şeyden önce iki teker üzerinde dünyayı keşfetmeye adamış bir yol tutkunuyum.Benim için motosiklet, sadece bir ulaşım aracı değil; sınırları aşmanın, farklı kültürlerin kalbine dokunmanın ve tarihin tozlu sayfalarında bizzat iz sürmenin en saf yoludur. Dijital dünyada beni "Teneke Çelebi" olarak tanıyorsunuz. Bu isim; Evliya Çelebi'nin ruhunu, demir atlarımızın (motosikletlerimizin) o samimi ve dayanıklı yapısıyla harmanlama arzumdan doğdu.Sınırları Aşan Bir Serüven: Pamir’den Moğolistan Steplerine Motosiklet seyahatlerimde her zaman "zorlu ama büyüleyici" rotaların peşinden gittim. Bugüne kadar iki teker üzerinde;Rusya’nın uçsuz bucaksız coğrafyalarını ve vize sınırlarını,Pamir Yolu’nun (M41) 4000 metre rakımdaki oksijensiz, heyecan dolu dağ geçitlerini,Moğolistan Stepleri'nin yolsuz, izsiz ve uçsuz bucaksız bozkırlarını aşarak tarihin kalbine, Orhun Yazıtları’na kadar uzanan devasa maceralara imza attım.Tüm bu yolculukları sadece kendime saklamayıp, YouTube belgeselleri ve blog yazılarımla binlerce yol dostuyla paylaştım.Bir Hayalin Gerçeğe Dönüşmesi: Motosikletle Umre Yolu Benim için yolculukların en anlamlısı ve maneviyatı en yüksek olanı ise, Türkiye’den yola çıkarak karayolu üzerinden kutsal topraklara ulaştığım "Motosikletle Umre" projesi oldu.Ankara’da triptik (CPD) belgeleriyle başlayan bürokrasi mücadelemiz; İran’ın dondurucu soğuklarından ve dünyanın en ucuz benzinli yollarından geçerek Irak’a uzandı. Bağdat’ın tarihi sokaklarında çocukluk hayallerimi yaşarken, Necef ve Kufe’nin kadim tarih katmanlarında kayboldum. Kuveyt çöllerinin kavurucu sıcağını altımızdaki V-Strom'larla aşarak nihayet Suudi Arabistan'a, Mikat Camii'ne vardık.Mekke’ye doğru, üzerimizde ihramlarımızla, dilimizde telbiye dualarıyla kaskımız dışında hiçbir ekipman olmadan sürdüğümüz o 100 kilometrelik yol, hayatım boyunca unutamayacağım bir zirve noktasıydı. Bu blogda; Motosikletle Umre, Karayolu ile Umre ve Araçla Umre yapmak isteyen tüm seyahat severler için vizelerden sınır kapılarına, rotalardan maliyetlere kadar her detayı sansürsüz ve adım adım rehberleştiriyorum.Bu Sitede Sizi Ne Bekliyor? tenekecelebi.com, sadece bir gezi bloğu değil; sınır ötesi seyahatlerin teknik altyapısını, kamp rotalarını, motorcu dostu ipuçlarını ve yaşanmış gerçek hikayeleri bulabileceğiniz yaşayan bir dijital kütüphanedir.Eğer siz de sınırların ötesini merak ediyor, karayolu ile dünyayı keşfetmenin hayalini kuruyor ya da demir atınızla kutsal topraklara giden o manevi yolu merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz.Kaskınızı takın, motoru çalıştırın; hikaye daha yeni başlıyor!Yollarda görüşmek üzere, İbrahim / Teneke Çelebi

Yorum Yap