Yurtdışında Araç Satmak

Yurtdışında Araç Satmak

Genelde bana en çok sorulan sorulardan biri bu oluyor. Ben bu işin profesyoneli değilim ama başımıza böyle bir iş gelince araştırdık.

Malumunuz arkadaşımın motoru biraz sıkıntı çkarıp, izin zamanın da dolunca en mantıklısı motoru satmak oldu. UlanBatur’da KTM servisi ile anlaşıp motoru orada sattık. Süreç aslında çok kolay. Noter huzurunda satış sözleşmesi yapılıyor. Bu arada biz bunu yapmadık. Çünkü hem saat geç olmuştu, hem bizim zamanımız yoktu. Yine notere gittik ama kapalıydı. Bu süreç biraz uzun. Çünkü yabancı bir ülkede olduğunuzdan Kendi dilinizde bir sözleşme hazırlayıp, o ülkenin dilini çevirtmeniz gerekiyor. Bunun içinde yeminli tercüman bulmak gerekiyor. Daha sonra notere gidip sözleşme yapmanız gerekiyor. Biz bunlarla uğraşmadık. Kendimiz kendi dilimizde bir satış sözleşmesi hazırladık.

Hangi Evraklar Gerekli?

Kabaca, ben ….TC kimlik numaralı ………. Kişiyim. Şu motor numaralı, bu şasi numaralı, bu bilgili, aracımı karşıdaki şahısın bilgilerini yazarak şu fiyata sattım diye bir sözleşme yapıyorsunuz. İki taraf imzalıyor. Ülkeye girerken gümrükte verdikleri Gümrük Deklarasyon kağıdını ve aracın ruhsatını karşı tarafa verip plakayı yanına alıyorsunuz.
Bu işlemi bir çıkar sağlamak için değil mecburen yaptık, bu işi para kazanmak için yaparsanız devlet baba bir gün öpebilir. Arkadaşım bu işlemlerden sonra uçağa binip Türkiye’ye geldi. Ülkeden çıkarken senin motor nerede diye sormadı. Zaten sorsalar da sorun değil, arıza yaptı bıraktım demek yeterli.

Bunları Sakın Kaybetmeyin:

  Ülkeye girerken verdikleri Gümrük Beklarasyon Belgesi

  Aracın ruhsatı

  Aracın Plakası

İşin Türkiye tarafına gelince orası da basit. Elinizde ruhsat olmadığı için 210 TL’ye yeni ruhsat çıkarıyorsunuz. Plaka ile noterde trafikten düşürüyorsunuz, bu işlem 20 dk.da bitiyor zaten.

Biz motoru değerinde sattık. Motoru zaten kazalı aldık. Motorda hasar kaydı vardı. Aldığı adam motoru sıfır almış, kamyonetle evine

götürürken araç kaza yapmış, kasko firmasından motoru yaptırmışlar. Adam daha sonra motoru Osman’a satmış. Yani Osman kazalı sıfır km. bir motor almış oldu. Zaten bu yolculukta da zincir-dişli bitti, lastikler bitti, motorda da sorun çıktı. En önemlisi de işbaşı yapmasına 3 gün kaldı buradan 3 günde Türkiye’ye motorla dönmesi imkansız. Bütün oklar satılmayı gösterdi.

Seyahat etme mikrobu size bir defa bulaştıktan sonra artık tedavisi yoktur. Hayatımın sonuna kadar bu mikropla mutlu bir şekilde yaşayacağımı bilmek çok güzel bir duygu!”

Michael Palin

Yazar : tenekecelebi

Teneke Çelebi Merhaba, ben İbrahim. Uzun yıllardır bir iş insanı, içerik üreticisi ve her şeyden önce iki teker üzerinde dünyayı keşfetmeye adamış bir yol tutkunuyum. Benim için motosiklet, sadece bir ulaşım aracı değil; sınırları aşmanın, farklı kültürlerin kalbine dokunmanın ve tarihin tozlu sayfalarında bizzat iz sürmenin en saf yoludur. Dijital dünyada beni "Teneke Çelebi" olarak tanıyorsunuz. Bu isim; Evliya Çelebi'nin ruhunu, demir atlarımızın (motosikletlerimizin) o samimi ve dayanıklı yapısıyla harmanlama arzumdan doğdu. Sınırları Aşan Bir Serüven: Pamir’den Moğolistan Steplerine Motosiklet seyahatlerimde her zaman "zorlu ama büyüleyici" rotaların peşinden gittim. Bugüne kadar iki teker üzerinde; Rusya’nın uçsuz bucaksız coğrafyalarını ve vize sınırlarını, Pamir Yolu’nun (M41) 4000 metre rakımdaki oksijensiz, heyecan dolu dağ geçitlerini, Moğolistan Stepleri'nin yolsuz, izsiz ve uçsuz bucaksız bozkırlarını aşarak tarihin kalbine, Orhun Yazıtları’na kadar uzanan devasa maceralara imza attım. Tüm bu yolculukları sadece kendime saklamayıp, YouTube belgeselleri ve blog yazılarımla binlerce yol dostuyla paylaştım. Bir Hayalin Gerçeğe Dönüşmesi: Motosikletle Umre Yolu Benim için yolculukların en anlamlısı ve maneviyatı en yüksek olanı ise, Türkiye’den yola çıkarak karayolu üzerinden kutsal topraklara ulaştığım "Motosikletle Umre" projesi oldu. Ankara’da triptik (CPD) belgeleriyle başlayan bürokrasi mücadelemiz; İran’ın dondurucu soğuklarından ve dünyanın en ucuz benzinli yollarından geçerek Irak’a uzandı. Bağdat’ın tarihi sokaklarında çocukluk hayallerimi yaşarken, Necef ve Kufe’nin kadim tarih katmanlarında kayboldum. Kuveyt çöllerinin kavurucu sıcağını altımızdaki V-Strom'larla aşarak nihayet Suudi Arabistan'a, Mikat Camii'ne vardık. Mekke’ye doğru, üzerimizde ihramlarımızla, dilimizde telbiye dualarıyla kaskımız dışında hiçbir ekipman olmadan sürdüğümüz o 100 kilometrelik yol, hayatım boyunca unutamayacağım bir zirve noktasıydı. Bu blogda; Motosikletle Umre, Karayolu ile Umre ve Araçla Umre yapmak isteyen tüm seyahat severler için vizelerden sınır kapılarına, rotalardan maliyetlere kadar her detayı sansürsüz ve adım adım rehberleştiriyorum. Bu Sitede Sizi Ne Bekliyor? tenekecelebi.com, sadece bir gezi bloğu değil; sınır ötesi seyahatlerin teknik altyapısını, kamp rotalarını, motorcu dostu ipuçlarını ve yaşanmış gerçek hikayeleri bulabileceğiniz yaşayan bir dijital kütüphanedir. Eğer siz de sınırların ötesini merak ediyor, karayolu ile dünyayı keşfetmenin hayalini kuruyor ya da demir atınızla kutsal topraklara giden o manevi yolu merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz. Kaskınızı takın, motoru çalıştırın; hikaye daha yeni başlıyor! Yollarda görüşmek üzere, İbrahim / Teneke Çelebi

Yorum Yap