Gürcistan Hakkında Notlarım

Gürcistan Hakkında Notlarım

Gürcistan’a 15 TL karşılığında kimlikle giriş yapılabiliyor. Kimlik ile 90 gün, pasaport ile bir yıl kalabiliyorsunuz. Girişte mutlaka trafik sigortası yaptırın, minimum süre 15 gün o da 20 lari. 1 saatliğine bile girseniz mutlaka yaptırın.
Batum inanılmaz bir şehir, capcanlı ve hareketli ama diğer şehirlere göre biraz pahalı. Gürcistan Türkiye’den iki saat ileride, saat konusunda sıkıntı yaşamayın. Gürcistan geneli güvenli ben çoğu yerde çadır kurdum hiçbir problem yaşamadım. Gürcü halkı çok soğuk görünüyor ama dost canlısı insanlar. İnsanlarla iletişimde çok fazla sorun yaşamadım. Batum harici diğer şehirlerde biraz dil problemi yaşadım ama evrensel tarzanca ile konuşabildik.

Gürcü şoförleri çok problemli, çoğu kurallara uymuyor. Batum’u geçtiğiniz anda trafik diye bir şey kalmıyor, şehirler arası yol dedikleri gidişli gelişli yoldan ibaret bir yer. Kamyonlar ve araçlar üzerinize üzerinize gelebiliyor. O yüzden sürücülere dikkat etmekte fayda var. Türkiye’de durum aynı ama en azından ne yapacaklarını kestirebiliyoruz. Burada böyle bir şey mümkün değil.

Dikkat etmeniz gereken diğer en önemli şey ise hayvanlar, özelikle de inekler. Her virajın tam ortasında serinleyip, geviş getiren bir inekle karşılaşabilirisiniz. Gürcistan yaz aylarında sıcak olduğundan hayvanlar genelde gölgede serinlemeye çalışıyorlar. Gürcistan’da hayvancılık çok önemli olduğundan her yerde besi hayvanları var. Şehirler arası yol dedikleri yerde hayvanlar yolun ortasında boylu boyunca yatıyor olabilir. Köy ve kasaba yollarında ise domuz yavruları ve domuzlar çok büyük tehlike arz ediyor. Onlarda zırt pırt yoldan karşı karşıya geçebiliyorlar.

Gürcistan’da en beğendiğim yerlerin başında Kvemo Aranisi – Stepantsminda yolu oldu. Manzara harika, asfalt kalitesi pek iyi olmasa da güzeldi yine. Kvesheti’den itibaren yollar dağ yolu haline geliyor buralar daha da güzel. Burası zaten Rus asker yolu diye geçiyor. Stepantsminda’dan sonra yaklaşık 15 km. sonra zaten Rusya sınırı var. Bu yolda bu yüzden de çok fazla TIR var, yolda dar olduğundan bazen çok uzun kuyruklar olabiliyor. Buraya sadece bu yol ve Gergeti trinity Church denilen kilisenin olduğu tepeye gelmek için bile sürülür. Gürcistanda Görülmesi gereken yerler listesine eklenebilir.

Bir diğer güzel yer ise Mestia ve Ushguli. Burası Abhazya özerk bölgesinde kalan rakımı 2,000 ila 4,000 arasında değişen dağ köyleri bende çok güzel hatıralar bırakan bu köyler, Gürcistanda mutlaka görülmesi gereken yerler listesine eklenebilir. İki köy arası yol çok kötü olmasına karşın, ben geçerken çok kötü kısımlarda beton çalışması yapıldığını gördüm. Motosikletle gidilebilir yine de. Ushguli’den kestirme olsun diye gittiğim yolu çok fazla tavsiye edemeyeceğim, macera aramak isteyenler tercih edebilir, ama siz siz olun Lentekhi’ye geri dönün 😉

“Seyahat için yaptığın yatırım; kendin için yaptığın en iyi yatırımdır.”

Matthew Karsten
Yazar : tenekecelebi

Teneke Çelebi Merhaba, ben İbrahim. Uzun yıllardır bir iş insanı, içerik üreticisi ve her şeyden önce iki teker üzerinde dünyayı keşfetmeye adamış bir yol tutkunuyum. Benim için motosiklet, sadece bir ulaşım aracı değil; sınırları aşmanın, farklı kültürlerin kalbine dokunmanın ve tarihin tozlu sayfalarında bizzat iz sürmenin en saf yoludur. Dijital dünyada beni "Teneke Çelebi" olarak tanıyorsunuz. Bu isim; Evliya Çelebi'nin ruhunu, demir atlarımızın (motosikletlerimizin) o samimi ve dayanıklı yapısıyla harmanlama arzumdan doğdu. Sınırları Aşan Bir Serüven: Pamir’den Moğolistan Steplerine Motosiklet seyahatlerimde her zaman "zorlu ama büyüleyici" rotaların peşinden gittim. Bugüne kadar iki teker üzerinde; Rusya’nın uçsuz bucaksız coğrafyalarını ve vize sınırlarını, Pamir Yolu’nun (M41) 4000 metre rakımdaki oksijensiz, heyecan dolu dağ geçitlerini, Moğolistan Stepleri'nin yolsuz, izsiz ve uçsuz bucaksız bozkırlarını aşarak tarihin kalbine, Orhun Yazıtları’na kadar uzanan devasa maceralara imza attım. Tüm bu yolculukları sadece kendime saklamayıp, YouTube belgeselleri ve blog yazılarımla binlerce yol dostuyla paylaştım. Bir Hayalin Gerçeğe Dönüşmesi: Motosikletle Umre Yolu Benim için yolculukların en anlamlısı ve maneviyatı en yüksek olanı ise, Türkiye’den yola çıkarak karayolu üzerinden kutsal topraklara ulaştığım "Motosikletle Umre" projesi oldu. Ankara’da triptik (CPD) belgeleriyle başlayan bürokrasi mücadelemiz; İran’ın dondurucu soğuklarından ve dünyanın en ucuz benzinli yollarından geçerek Irak’a uzandı. Bağdat’ın tarihi sokaklarında çocukluk hayallerimi yaşarken, Necef ve Kufe’nin kadim tarih katmanlarında kayboldum. Kuveyt çöllerinin kavurucu sıcağını altımızdaki V-Strom'larla aşarak nihayet Suudi Arabistan'a, Mikat Camii'ne vardık. Mekke’ye doğru, üzerimizde ihramlarımızla, dilimizde telbiye dualarıyla kaskımız dışında hiçbir ekipman olmadan sürdüğümüz o 100 kilometrelik yol, hayatım boyunca unutamayacağım bir zirve noktasıydı. Bu blogda; Motosikletle Umre, Karayolu ile Umre ve Araçla Umre yapmak isteyen tüm seyahat severler için vizelerden sınır kapılarına, rotalardan maliyetlere kadar her detayı sansürsüz ve adım adım rehberleştiriyorum. Bu Sitede Sizi Ne Bekliyor? tenekecelebi.com, sadece bir gezi bloğu değil; sınır ötesi seyahatlerin teknik altyapısını, kamp rotalarını, motorcu dostu ipuçlarını ve yaşanmış gerçek hikayeleri bulabileceğiniz yaşayan bir dijital kütüphanedir. Eğer siz de sınırların ötesini merak ediyor, karayolu ile dünyayı keşfetmenin hayalini kuruyor ya da demir atınızla kutsal topraklara giden o manevi yolu merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz. Kaskınızı takın, motoru çalıştırın; hikaye daha yeni başlıyor! Yollarda görüşmek üzere, İbrahim / Teneke Çelebi

Yorum Yap